Psikiyatriste gitmeli miyiz?

Uzm. Dr. Ayşegül SÜTÇÜ
İletişim & Randevu: 0 (850) 811 76 44

İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

Bu video toplam 3011 kez izlenildi.

Süre : 00:03:02
Bu video 21.12.2008 tarihinde eklenmiştir.

Açıklama

Ülkemizde psikiyatriye başvuru oldukça az. Aslında biz biliyoruz ki her 4 kişiden biri hayatı süresince en az bir kez ruhsal rahatsızlığa yakalanacak. Yine biliyoruz ki çevremize baktığımızda gördüğümüz her 5 kişiden biri şu anda bir ruhsal rahatsızlık, bir depresyon ya da kaygı bozukluğu geçirmekte. Yine Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine bakıyoruz. Diyor ki önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde dünyada en fazla yeti yitimine sebep olan, yani işlevsizliğe sebep olacak hastalık depresyon. Yani kalp hastalıkları, kanserler, şeker hastalıklarını bunun dışında tutuyorum. Depresyon bunlardan daha evvel geliyor. Yani depresyon, bunca sık görülen başlı başına bir hastalık. Yurtdışında başvuru oranları çok sık. Ülkemizde o kadar yok. Bunun çeşitli anlaşılabilir nedenleri var. Bizde insan ilişkileri biraz daha yakın. Canınız sıkıldığında, başınız derde girdiğinde, kendinizi mutsuz, çökkün, huzursuz hissettiğinizde, gidebileceğimiz bir arkadaşımız dostumuz var. Türkiye’de böyle bir şansımız var. Öte yandan bunun bir ihtiyaç olduğunun da farkında değil henüz toplumumuz. Yani günlük koşuşturmanın içinde olmayan, daha günlük yaşamını sakin evinde sürdüren insanlar için bu alışılmış bir süreç aslında. Oysa modern yaşamda böyle değil. Aslında İstanbul’da böyle değil. Günlük yaşamın koşuşturması içinde, ne bir arkadaşımıza gitmek, bir büyüğümüze danışmak ne de derdimizi çok güvenerek ve gönül rahatlığı ile birine anlatmak mümkün. Bu durumda aslında sorunumuz kendi içimizde büyüyor. Yani psikiyatıra başvuru oranının ben günden güne arttığını görüyorum ve bunun artacağını da biliyorum. Bunu Dünya Sağlık Örgütü de zaten öngörüyor. Ama psikiyatrinin şöyle bir dezavantajı var. Belki biraz lüks görülen bir tedavi yöntemi. Oysa hiç değil. İnsanın yaptığı en değerli yatırım, kendine yaptığı yatırımdır. Yani psikiyatra gitmekle aslında geleceğinize yatırım yapıyorsunuz. İşinize yatırım yapıyorsunuz. Ailenize yatırım yapıyorsunuz. Aile sorunları, boşanmalar, iş değiştirmeler… Bunların çok büyük bir bölümünün arkasında yüzeye çıkmamış ruhsal rahatsızlıklar yatıyor. Böyle düşünürseniz aslında psikiyatri son derece, yurtdışında olduğu gibi, kişinin elinin altında bulunması gereken bir tedavi yöntemi olarak görülüyor.