Psikiyatriste ne zaman başvurmalıyız?

Uzm. Dr. Ayşegül SÜTÇÜ
İletişim & Randevu: 0 (850) 811 76 44

İstanbul Psikiyatri uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!

Bu video toplam 8509 kez izlenildi.

Süre : 00:03:39
Bu video 21.12.2008 tarihinde eklenmiştir.

Açıklama

Ruhsal rahatsızlıklar bir şekilde sizin veya çevrenizin farkına varabileceği rahatsızlıklardır. Depresyon, yani uzun süreli mutlu olamama, hayattan zevk alamama, uyku ve iştah bozuklukları, enerji eksikliği, halsizlik, çeşitli ağrılar, bunlar ile kendini gösteren ruhsal rahatsızlıklar… Mesela depresyon vardır. Kaygı bozuklukları, yani sanki kötü bir şey olacakmış gibi beklenti, nefes almada zorluk, nefesin sıklaşması, içinizde bir sıkıntı, çarpıntı, terleme, titreme ve sanki büyük bir panik yaşamışçasına görünen fizyolojik belirtiler görülür. Bu tür rahatsızlıkları atlatmak, nispeten diğerlerine göre daha kolaydır. Ya da psikozlar vardır. Psikozlarda gerçeği değerlendirmesi bozulur hastanın. Şüpheler, hayal görme, sesler duyma, gerçekte olmayan şeyleri varmış gibi değerlendirme, kişi fark edemese bile kişinin çevresindekiler bunu fark ederler. Ve bir şekilde bize gelmesi gerektiği anlaşılır. Fakat bu kadar mı? Hayır değil. Pek çok hasta, aslında ruhsal rahatsızlık nedeni ile rahatsızlık geçirdiği ve şikayetlerini yaşadığı halde, bunun ruhsal rahatsızlıklardan dolayı olduğunu bilmez. Örneğin uzun süreli tedavi edilse bile, geçmeyen ağrılar… Ya da çeşitli doktorlara gidildiği halde bir türlü çözüm alınamayan fiziksel belirtiler… Örneğin mide ağrıları, nefes problemleri, cilt sorunları, bazı bağırsak problemleri, bunlar da aslında psikiyatrinin ilgi alanına giriyor. Yine aslında bu tür rahatsızlıkla olmasa bile, kişinin zamanla bunu kişilik özelliğim diye kabul edip kaldığı, çekingenlikler, enerji düşüklükleri, motivasyon eksiklikleri, akademik alanda çabalasa da yeterince başarı elde edememe, ya da iş alanında hak ettiğinden daha düşük kariyer sahibi olma, bütün bunlar aslında psikiyatriye gelme sebeplerinden bir tanesidir. Önemli olan kişinin sorun yaşadığının farkında olması ve bunun bir ruhsal rahatsızlık olduğunu bilerek bunun da çok tedavisi olan, tedavi edildiğinde yaşam kalitesini çok arttıracak bazı uygulamalar olduğunu bilerek bunu kabul ederek gelmesi… Biz en çok sıkıntıyı burada yaşıyoruz. Hastalar gerçekte psikiyatıra ne zaman gitmeliyim ve gitmeli miyim acaba ya da kendim halledebilir miyim sorularının arasında kaldığından. Evet bazen kendimiz halletmeyi tercih ediyoruz sorunları ama bu çok kolay değil. Eğer enerjiniz düşükse, motivasyonunuz yoksa, yeterince başarı elde edememişseniz, zaten kendinize olan güveniniz bir miktar kırılmış ya da kırılıyor demektir. Kendine olan güveni kırılan bir insanın düştüğü bir kuyudan kendi başına çabalayarak çıkmaya çalışması gibi bir umutsuzluk, bir öğrenilmiş çaresizlikle çabalaması var. Bir de bütün bunları bırakıp dışarıdan yansız, yüksüz, yargısız yaklaşan, tamamen objektif bakabilen ve bütün bu sorunların altında ne gibi başka bir ruhsal rahatsızlıkların ya da kişilik özelliklerinin yatabileceğini bilen bir psikaytırdan destek alması var. Hiç kuşkusuz ki bir psikiyatrdan destek almak, bu tür sorunları aşmada biraz daha kolay bir yöntemdir.